Son Dakika :
Anasayfam Yap     -
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

MHP Iğdır Milletvekili Dr. Sinan OĞAN’ın KarabakhInfo’ya Verdiği Röportaj

MHP Iğdır Milletvekili Dr. Sinan OĞAN’ın KarabakhInfo’ya Verdiği Röportaj
Sinan OĞAN: “Türkiye’nin Değişmez Şartı Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’dan Çekilmesidir”
26.07.2013 / 18:09

MHP Iğdır Milletvekili Dr. Sinan OĞAN’ın KarabakhInfo’ya Verdiği Röportaj

 

Sinan OĞAN: “Türkiye’nin Değişmez Şartı Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’dan Çekilmesidir”

 

“KarabakhİNFO.com”  özel olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin MHP Iğdır Milletvekili, TAD Onursal Genel Başkanı ve TÜRKSAM Başkanı Sinan Oğan’la röportajını takdim ediyor.

 

- Sayın Sinan Bey, ilk önce bizim siteye zaman ayırdığınızdan dolayı Size teşekkür ederim. Sizin fikirinizce Dağlık Karabağ sorununun adil çözümü mümkün mü?

 

- Dağlık Karabağ problemine sadece Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki bir sorundan ziyade bölgeyi etkileyen bir problem olarak bakılmalıdır. Bir diğer deyişle, Karabağ’ın uluslararası hukuk kurallarına göre haksız bir işgale uğraması bölge için de bir istikrarsızlık kaynağıdır. Öncelikle uluslararası alanın bunu adaletli yollardan çözmek için harekete geçmesi gerekmekte ve bunun için gerekli adımların atılması gerekmektedir. Öte yandan Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ikili ilişkilere bakıldığında, Azerbaycan’ın 20 yıl önceki halinden çok daha ileride olduğu, her alanda Ermenistan’dan daha fazla mesafe kat ettiği görülmektedir. Özellikle enerji kaynaklarını akıllı olarak kullanması Azerbaycan’ı bölgede söz sahibi bir ülke konumuna taşımıştır. Dolayısıyla Azerbaycan diplomatik olarak hem uluslararası alanda yetkili olan mercileri harekete geçirebilecek kabiliyete hem de olası bir savaş durumunda Ermenistan’ı alt edecek bir askeri kapasiteye sahiptir. Aynı zamanda, Azerbaycan tarafından yapılan açıklamalarda da bu kararlılığın olduğunu görüyoruz.

 

-Türkiye-Ermenistan sınırlarının açılması konusu gündemden çıkmıyor. Sizce sınırlar açılırsa Azerbaycan Türkiye ilişkilerinde bir değişiklik olabilir mi?

 

Sinan Oğan: “Türkiyenin  değişmez şartı Ermenistanın Dağlık Karabağdan çekilməsidir”- Bu sorunuzun cevabı, sınırların ne şekilde açılacağına bağlı olarak değişmektedir. Türkiye’nin sınırların açılması için ortaya koyduğu şart Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’dan çekilmesidir ve bu da son derece nettir. Eğer Ermenistan, Azerbaycan topraklarından çekilirse, Türkiye’nin koyduğu şartları kabul ederse ve bu şekilde sınır kapıları açılırsa Azerbaycan ve Türkiye arasındaki Ermenistan engeli kalkacaktır. Böylece Türkiye’de Iğdır’dan çıkıp Azerbaycan’ın iç bölgelerine kadar Nahçıvan üzerinden karayolu ile geçebilecektir. Bu durum iki ülke arasındaki ilişkileri birçok alanda daha da canlandıracaktır. Bu noktada aynı zamanda Türkiye’nin Türk dünyası ile irtibatını da pekiştireceği belirtilmeden geçilmemelidir. Bir diğer nokta ise Ermenistan’ın taahhütlerini yerine getirememesine rağmen yine de kapıların açılması durumudur. Bu ise her şeyden önce, öne sürülen şartların Ermenistan tarafından yerine getirilmemesi ve Ermenilerin yaptıklarının yanına kar kaldığı gibi bir durumu beraberinde getirecektir. Öte yandan, Türkiye’nin dış politikadaki ciddiyeti zayıflayacaktır. Dolayısıyla, bu şekilde sınırın açılması iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyen faktörlerden birisi olacaktır.

 

-Türkiye'de Ermeni lobisi çok güçlüdür. Sizce bu Hocalı soyqrımının TBMM'de de tanınmasınaengel olan etken değil mi?

 

 - Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Milliyetçi Hareket Partisi milletvekili olarak Hocalı Soykırımı ile ilgili bir kanun tasarısını verdim. Hocalı’nın tanınmaması konusuna gelince burada, birden çok faktörden söz edilebilir. Hocalı Soykırımı gibi olaylar, insanlık adına suçtur ve siyasetten çok insaniyet ekseninde de değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye’de şu anda iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) muhalefetten gelen tasarıları içeriği ne olursa olsun muhalefetten geldiği için reddetmektedir. Öte yandan, AKP sözde Ermeni soykırımı konusunda Türkiye’nin tavrının bunun parlamentolarda değerlendirmek yerine tarihçilere bırakmak olduğunu ifade etti. Tarihi tabii ki, tarihçiler siyasetçilerden daha iyi bilir; ama unutulan bir nokta var. Hocalı’da yaşananlar tarih olmadı. Soykırıma maruz kalanlar ve akrabaları, soykırımın tanıkları hayatta üzerinde çok kısa bir zaman geçmiş. Tarihte 20 yıl demek bizlerin gündelik yaşamındaki dün demek gibidir. Diğer taraftan Türkiye’deki Ermeni lobisinin faaliyetlerine karşılık Azerbaycan’ın Türkiye’de lobi faaliyetlerini de güçlendirmesi gerekir.

 

Sinan Oğan: “Türkiyenin  değişmez şartı Ermenistanın Dağlık Karabağdan çekilməsidir”-Bugün Türkiye'de şov dünyasında, medya ve diğer alanlarda Ermeni sevgisinin olmasının görüyoruz. Bunun nedeni sizce Azerbaycan'ın propagandasının zayıf olmasıdır, yoksa Türkiye'nin iç politikasının buna ortam oluşturmasıdır?

 

 - Türkiye’nin iç siyasetinin rolü de Azerbaycan’ın tam olarak anlatılamaması da Türkiye’deki çeşitli alanlarda Ermenilere duyulan sempatinin nedenlerinden olarak görülebilir.Türkiye’de, Hrant Dink cinayeti sonrasında yaratılan mağduriyet psikolojisi, Ermenilerin başlıca tezlerinden biri olan tarihi mağduriyet psikolojisiyle birleşmiş ve toplumda ciddi bir taban bulmuştur. Öte yandan, AKP Hükümeti tarafından başlatılan “Ermeni açılımı” sürecinde Türkiye’de özellikle yazılı ve görsel basında Ermeni sempatisi artmış, bu iki süreç de birbirlerini destekler şekilde bir süre devam etmiştir. Azerbaycan’ın Türkiye’de anlatılması konusunda ise Türk kamuoyunda Azerbaycan sevgisi son derece fazla olduğu en başta söylenmelidir. Türkiye’de yaşayan vatandaşlar, Azerbaycan’da yaşayanları sıradan bir komşu olarak değil bir kardeş olarak görmektedir; ama Türk kamuoyu maalesef Karabağ’da ne olduğunu, Hocalı’da neler yaşandığını etraflı olarak bilmemektedir. Burada duygusal yakınlık maalesef iki toplum arasında etkin çalışmalara dökülememiştir. Dolayısıyla bunun anlatılması için diaspora etkinliklerinin artırılması gerekmektedir. Bunun yanında örneğin, medyadaki birtakım köşe yazarlarının Azerbaycan’a davet edilmesi ve bu hakikatlerin birinci ağızdan kendilerine aktarılması iyi sonuçlar doğuracaktır. Yine benzer şekilde Türkiye’de de Azerbaycan ile ilişkimizin sadece enerji ticaretinden ibaret olmadığı tarihte anlatılmalı, Türkiye ve Azerbaycan’ın kültürel, sosyal, tarihi alanlarda buluştuğu ortak paydalar vurgulanmalıdır.

 

-Dağlık Karabağ sorununa ilişkin BM ve diğer uluslararası kuruluşların çözünürlük ve kararları var.Fakat bu kararname ve kararlar gözardı ediliyor . Ne yapmak gerekiyor ki, bu kurumlar kendi kararlarının uygulanmasında  daha ciddi olsunlar?

Sinan Oğan: “Türkiyenin  değişmez şartı Ermenistanın Dağlık Karabağdan çekilməsidir”

 

 

- Birleşmiş Milletler’de bu konuyu Azerbaycan’ın yanı sıra Türk dünyasının da topyekûn gündeme taşıması gerekmektedir. “Birlikten kuvvet doğar” diye bir atasözümüz var. Eğer bu konuda Türk dünyası birlik olursa, Türk cumhuriyetleri gücünü birleştirirlerse, uluslararası kuruluşlarda da sesleri daha gür çıkacaktır. Bunun yanında, bazı ülkeler sorunun çözümü açısından son derece kritik pozisyondalar. Buralarda da siyasi etkinlik sağlamak gerekmektedir. Lobicilik faaliyetleriyle özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Avrupa’daki ülkelerde Azerbaycan’ın lehine kararların alınması için etkinlik artırılmalıdır. Bunun yanı sıra bu ülkelerin kamuoylarının da bilgilendirilmesi gerekmektedir.

 

Sinan Oğan: “Türkiyenin  değişmez şartı Ermenistanın Dağlık Karabağdan çekilməsidir”- Sözde ”Ermeni soykırımı” konusunu ortaya atarken  Ermeniler her defasında Türkiye'den tazminat talep ediyor ve toprak iddiasında bulunuyorlar. Sizce Türkiye güçlü Ermeni lobisinin baskısında kalarak  ne zamansa onların şartlarını kabul  edebilir mı?

 

 

- Ermenilerin uzun yıllardır sürdürdüğü bir strateji var. Nitekim, Ermenistan tarafından da her yıl periyodik olarak bunu netiçe gösteren açıklamalar geliyor. Geçtiğimiz günlerde Ermenistan Başsavcısı Ağvan Hovsepyan, Ermeni kilise ve arazilerini ve ayrıca sözde kaybedilmiş toprakların Ermenistan'a iade edilmesi gerektiğini söylemiştir. Bundan önce de yine benzer şekilde, Hocalı Soykırımının sorumlularından birisi olan Serj Sarkisyan, “Karabağ’ı biz aldık, Ağrı’yı size bıraktık” diyerek Türk topraklarını netçe göstermiştir. Bunların ötesinde Ermenistan Anayasası ve Bağımsızlık Bildirgesi’nde Türkiye’nin toprakları Ermenistan toprağı olarak tanımlanmıştır. Bu hedeflerini gerçekleştirmek için Ermeni diasporası asılsız soykırım iddialarını bir araç olarak kullanmaktadır. Tazminat ise burada önemli bir aşama olacak ve bundan sonra gelen sürecin kapısını aralayacaktır.

 

Türkiye’de son dönemde iktidar partisi kendi emellerini gerçekleştirmek ve bir takım kesimlere şirin görünmek uğruna bir “özür dileme” furyası başlatmıştı. Ermeni açılımı ile de bir yakınlaşma planlanmıştı; ama bu istenilen şekilde yürümedi. Tazminat taleplerinin, Ermeni diasporası tarafından yüz yıla yakın bir projenin gerçekleştirilmesi adına yapıldığı bir an önce görülmelidir. Dolayısıyla Türkiye’de gündeme gelen azınlık mallarının iadesi ile ilgili düzenlemeler yapılırken bu noktaların da hesaba katılarak gözden geçirilmesi gerekmektedir.

 

-Sizce yarın Dağlık Karabağ'da askeri çatışmalar başlansaTürkiye burada hangi pozisyonda kalacak?

 

- Türkiye ile Azerbaycan iki devlet tek millettir. Bu, iki ülkenin de kuruluş yıllarından bu yana her iki taraf açısından benimsenen bir prensiptir. Dolayısıyla iki ülke arasındaki ilişkiler konjonktürle bağlı değil, köklü bağlardan ileri gelmektedir. Bir yanda Türkiye ile arasında stratejik olarak da geniş bir işbirliği alanı bulunan, Türkiye’nin tarihindeki en büyük yabancı yatırımı TANAP ile hayata geçirecek olan, aynı dili konuştuğumuz aynı şeylere üzülüp aynı şeylere sevindiğimiz can Azerbaycan var. Öte yanda ise 2015 yılına az bir süre kala uluslararası alanda Türkiye’yi sıkıştırmak niyetinde olan, Türkiye aleyhine ortaya çıkan herhangi bir durumu kullanmaya çalışan ve Azerbaycan topraklarında işgalci konumunda bulunan Ermenistan yer almakta. Burada seçim yapmak için düşünmeye bile çok fazla gerek bulunmamaktadır. Türkiye’nin yeri mutlaka ki, Azerbaycan’ın yanıdır.

 

-Allah'ın yardımıyla  birgün Karabağ işgalden kurtarılacak ve biz bugünün  yakında gerçekleşeceğine elbette  eminiz. Siz bir Azerbaycan Türkü olarak ilk önce hangi  Ermeni işğalinden kurtarılmış hangi bölgeyi ziyaret etmek isterdiniz?

 

- Dağlık Karabağ’ın her karışı –şimdi ne kadar Ermeniler tarafından tahrip edilmek istense de- güzelliklerle bezenmiştir. İlk olarak bunu ifade etmem gerekir. Dolayısıyla Dağlık Karabağ’ın her bir karışını adım adım dolaşmak en büyük arzum. İlk olarak nereye gitmem konusuna gelirsek, buna cevabım herhalde Hocalı olur. Bir Azerbaycan Türkü olarak tabii ki, Dağlık Karabağ’a duygusal bir bağım var. Bir strateji merkezinin başkanı ve bir stratejist olarak Hocalı ile ilgili birçok analizler yaptık, Ermeni işgali ile ilgili çalışmalarımız oldu, Ermenilerin giriştiği soykırımın acımasızlığını çok net şekillerde gördüm. Milletvekili seçildikten sonra da siyasi alanda Hocalı ile ilgili çalışmalarım devam etti, parlamentoda 26 Şubat’ın Hocalı Soykırımını Anma Günü olarak kabul edilmesi için bir yasa teklifi sundum. İnsan belli bir yerden sonra, uzaktan yazmayı değil yakından görmeyi istiyor. Allah’ın izniyle Hocalı’ya gideceğimiz gün yakındır!

 

-Azerbaycan'da bir çok insan Türkiye'yi kendisine kardeş ve arka devlet olarak kabul ediyor. 21 yıldır vatan hasreti ile kavrulan,  zorunlu göç yaşamış insanlara hangi  kelimelerle hitap edersiniz ki, onlarda coşku artsın?Sinan Oğan: “Türkiyenin  değişmez şartı Ermenistanın Dağlık Karabağdan çekilməsidir”

 

- Öncelikle şunun altının çizilmesi lazım; Dağlık Karabağ bir Türk yurdudur. Kaçkınlar, vatanlarından belki bir süredir, ayrı kalmış olabilirler; ama onları vatanlarından koparmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Türk dünyasında Karabağ kanayan bir yaradır; ama bu yaranın sarılacağından hiç kuşkuları olmasın. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de ifade ettiği gibi üç renkli Azerbaycan bayrağı er geç Hankendi’nde dalgalanacak. Zaman diri ve metin olmak zamanıdır. Biz, daha önce de ifade ettiğimiz gibi Dağlık Karabağ’da yaşanan adaletsizlik karşısında tarafımızı net olarak ortaya koymuş bir partiyiz. Biz zulmün karşısındayız, Hocalı’da yapılan soykırımın sorumlularının adalet karşısına çıkartılması gerekiyor. İnşallah çıkartılacak da. Uluslararası adaletin yeterince işlediğini görmememekteyiz maalesef; ama ilahi adaletten kimse kaçamaz, bunu da hiçbir zaman unutmamak lazım. Mecburi köçkünler bugün Azerbaycan’ın değişik rayonlarında ikamet ediyor olsalar da onların er veya geç dönecekleri yer kendi öz yurtlarıdır. Bu yerlerin mecburi köçkünlerin çocuklarına da anlatılması ve onların bir kısmının belki de hiç görmediği yerlerin hergün çocuklarına anlatması ve bir duygusal bağın yaratılması gerekir.

 

Röportajın Kaynağı: 

http://karabakhinfo.com/tr/roportaj/212-sinan-ogan-turkiyenin-degismez-sarti-ermenistanin-daglik-karabagdan-cekilmsidir.html#.UfKOKo1M-Sp



Etiketler:
Bu haber toplam 1667 defa okundu
YORUMLAR

igdirli.com
Copyright © 2013 Iğdırlı Medya Grubu Tüm hakları saklıdır.
IĞDIRLI.COM Yerel Haber, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı.
igdir habereqteq